Zeybekler Topluluğunun Genel Yapısı

Genel anlamda “zeybeklik coğrafyası” diyebileceğimiz Batı Anadolu’da haksızlığa boyun eğmeyen ve “yoksul yandaşı savaşçılar” olarak görülen zeybekler, baskıya, haksızlık ve zorbalığa başkaldıran, yani adaletsizliğe “hayır” diyen kişilerdir.Baskı, dizginsiz sömürü ve kuşatılmışlık içerisinde bunalma, koşulların düzeleceğine ilişkin umutların tükenmesi, insanda isyan duygularını körükler ve geliştirir.Kendi deyimleriyle “düşküne elveren” dağlara çıkmak, kendince koşulları yaratanlarla çatışmaya girmek bir tutku haline gelir.Yine kendi deyimleriyle, “dağa düşen ya dağa yaslanır, ya beğe yaslanır.” Zeybek olmaya karar verenler beylere yaslanamayacağına göre, geriye bir tek seçenekleri kalmaktadır: Dağlara yaslanmak… Eski bir atasözünün söylediği gibi “kurt bunalırsa köye iner, kul bunalırsa dağa çıkar” bunun anlamı bir yerde bağından boşanma, geleneksel yaşamın dışına çıkmaktır. Birey zincirlerini kopardıkça eylem çizgisinin yönelimini yüzde yüz doğru belirleyemese bile özgürleşir.Bu anlamda, bir bakıma zeybekler dağ başlarının “özgür yoldaşlar topluluğu”dur. Diğer bir deyimle “zeybekler birliği”ne bir çeşit yoldaşlığa dayanan birliktelikler denilebilir. Bu birliktelik içerisinde yer alanlar sevinç ve tasada ortaktır.Acıları, sıkıntı ve bunalımları hep birlikte göğüslemeye çalışırlar.

 

Devamını Oku

Sevebilirsin...